90 Dakika – 90 Türkiye

VERGİ DENETİMİNİN ETKİNLİĞİNİ BELİRLEYEN BAŞLICA ETKENLER


VİDEO 1

VERGİ DENETİMİNİN ETKİNLİĞİNİ BELİRLEYEN BAŞLICA ETKENLER

Ülkemizde vergi denetiminin etkinliği üzerinde olumlu ya da olumsuz bir şekilde etkili olan çeşitli etkenler var olup,bunlar;inceleme elemanlarıyla,idareyle veya mükellefle ilgili özellikler taşımaktadır. Düzenlenmesi,daha çok idarenin alacağı önlemlere bağlıdır. Bu etkenler şu şekildedir.

1-İnceleme Elemanlarının Seçimi,Eğitimi ve Nitelikleri

Vergi incelemesinin başarılılığı bakımından gerek inceleme elemanlarının seçiminin,gerekse eğitilerek istenilen niteliklere sahip kılınmalarının büyük önemi bulunmaktadır. Bu önem günümüzde,ülkemizde büyük ölçüde kavranmıştır. İlgili kuruluşlarca,aranılan niteliklere uygun durumdaki adaylar arasından seçilen elemanlar,bir eğitim süreciyle gereksinme duyulan yeteneklere sahip kılınmaya çalışılmaktadır. Sağlam kişilikli,bilgi ve yetenekleri bakımından yüksek düzeyli elemanların alınması isteği,seçim sürecine fazla ağırlık verilmesine yol açmaktadır. Burada yaşı,öğretim düzeyi,sağlık durumu,yapılacak soruşturmada olumluluk gibi koşulların varlığı halinde,çalışma alanının gerekleri bakımından önemli olan konularda yapılan yazılı ve sözlü sınavlarda başarı gösterme zorunluluğuna yer verilmiş bulunulmaktadır. Daha sonraki aşama ise;aranılan niteliklere sahip elemanların mesleğin gerektirdiği gereksinmelere uygun bir şekilde yetiştirilmelerini,bilimsel esaslar ve uygulama bakımından uzmanlaşmalarını sağlamak amacıyla eğitim çalışmalarını içermektedir. Yapılan sınavlarda aranılan bilgi düzeyine ulaştıkları anlaşılsa dahi bu aşama;inceleme elemanlarının araştırma yapma ve kendi kendini yetiştirme çabalarıyla,tüm uğraşları boyunca devam etmektedir. Bu süreç;inceleme elemanlarının hemen hemen tamamı bakımından büyük ölçüde geçerlidir. Gerçekleştirmekle yükümlü oldukları görevlere göre,aşamaların içeriği genişletilmekte veya daraltılmaktadır. Uygulamada görülen şekil bu olmakla birlikte,tamamlanmasında yarar olan ya da aksamalara yol açan bazı durumların varlığı da söz konusu olabilmektedir.

Bunların en önemlilerinden biri,inceleme elemanlarının işkollarına göre uzmanlaşmaları ile ilgilidir. Her iş ve kuruluşun kendine özgü niteliklerinin bulunması doğaldır. Herhangi bir işkolunda bulunan mükellefin hesaplarını inceleyen eleman ,genellikle o işkolu üzerinde uzmanlaşmış değildir ve gerekli ön bilgileri edininceye kadar zaman ve güç kaybetmek zorunluluğunda bulunmaktadır. Bir ekmek fabrikasını inceleyen inceleme elemanının hemen sonra,lastik ayakkabı üretimi yapan bir fabrika hesaplarını incelemek durumunda kalması uygulamada görülen durumlardandır. Özellikle inceleme elemanlarının eğitilmesi ve yeteneklerinin artırılması aşamasıyla ilgili olan bu durum,incelemenin etkinliği bakımından büyük önem taşımaktadır.

2-İnceleme Elemanlarının Sayısı ve Sağlanan Olanaklar

Vergi inceleme fonksiyonunun başarılılığında,inceleme elemanlarının nitelikleri önemli olmakla birlikte,kuşkusuz sayılarının da yeterli olması gereklidir. Bildirimde bulunan mükellef sayısındaki artmaya karşılık,inceleme elemanı sayısının da yükseltilmesi zorunlu olup,aksi takdirde inceleme oranının düşmesi söz konusu olacaktır ki bu,incelemenin etkinliği bakımından son derece sakıncalıdır. Vergi ,incelemesinin uygulaması ile ilgili bulguların görünümü,ortada bir yetmezliğin bulunduğunu kanıtlayıcıdır. Bu yetmezlik kısmen de olsa inceleme elemanlarının sayısal yetersizliği,elemanların çalışma koşulları ve olanakların elverişsizliğiyle de yakından ilgilidir. Vergi inceleme görevleri dışında başkaca hizmetleri de gerçekleştirme durumunda olmaları,çalışma güçlerinin ancak bir kısmını vergi incelemelerine yöneltmelerine olanak vermektedir.

VERGİ DENETİM KADROLARI (1)

DOLU

BOŞ

TOPLAM

KADRO

KADRO

KADRO

BAKANA BAĞLI :

395

1.222

1.617

- MALİYE MÜFETTİŞİ (2)

107

360

467

- HESAP UZMANI (2)

288

862

1.150

GELİRLER GN.MD.LÜĞÜNE BAĞLI :

2.227

6.622

8.849

- MERKEZİ

(GELİRLER KONTROLÖRÜ) (2)

352

1.548

1.900

- MAHALLİ (DEFTERDARLIK EMRİNDE)

(VERGİ DENETMENİ) (2)

1.875

5.074

6.949

G E N E L T O P L A M :

2.622

7.844

10.466

(1) 09.02.2001 TARİHİ İTİBARİYLE.

(2) MALİYE MUFETTİŞ YARDIMCILARI, HESAP UZMAN YARDIMCILARI VE

STAJYER GELİRLER KONTROLÖRLERİ İLE VERGİ DENETMEN YARDIMCILARI DAHİL.

3-İncelemenin Planlılığı ve Koordinasyonun Etkinliği

Ülkemizde vergi inceleme işlemleri tüm ülkeye yönelik bir genel planlamaya yönelik değil,çeşitli inceleme organlarınca kendi büyüklükleri içinde yapılan planlarla yürütülmektedir. Oysa,vergi incelemesinin vergi sistemi içerisindeki önemi,bu konu ile ilgili çabaların,modern vergi anlayışı ve inceleme yöntemlerine göre,hizmetin içeriğine uydun bir şekilde yürütülmesine gereksinme göstermektedir. İnceleme fonksiyonunun gerçekleştirilmesi istenen amaçlara yönelik bir şekilde uygulanması,öncelikle merkez kuruluşlarınca,tüm ülkeyi içeren ve önem gösteren konuları çözümleyen bir planlamayı zorunlu kılmaktadır. Bir yıl boyunca uygulanacak inceleme politikasını belirleyen söz konusu plan;inceleme organlarının işgücü olanakları,inceleme yöntemlerini,incelenmesi gereken ve incelenebilecek bildirim sayısını,gerçekleştirilmeye çalışılacak inceleme oranını,bildirimlerin inceleme organları arasında dağılımını,inceleme bölgelerini ve bu bölgelere gönderilecek eleman sayısını ve benzeri konuları içermek suretiyle,yol gösterici ve düzenleyici bir çalışmaya olanak verebilmektedir. Böyle bir çalışmanın;inceleme organları arasında görülen koordinasyon yetersizliği bakımından da büyük önemi bulunmaktadır. Uygulamadaki koordinasyon yetersizliği,inceleme elemanlarından etkin bir şekilde yararlanılamamasına yol açmakta olup,bu durumun önlenmesi;zamanın değerlendirilmesine,verimin artmasına,mükerrer incelemelerin yapılmamasına,vergi kaybının azaltılmasına ve dolayısıyla vergi sisteminin etkinleşmesine olanak verecektir.

Yapılacak planlama ile,sahip oldukları yetenekler bakımından inceleme elemanlarının en olumlu bir şekilde değerlendirilmesi de söz konusu olabilecektir. Örneğin;bir hesap uzmanı,maliye müfettişi veya gelirler kontrolörünü,işletme hesabı esasına tabi bir mükellefle uğraştırmak yerine,vergi kontrol memurlarına bu görevi vermek suretiyle söz konusu elemanları da,daha fazla vergi potansiyeli içerebilecek mükelleflerin incelenmesine yöneltmek olanak içerisine girebilecektir. Ayrıca,planlı uygulamanın işkolları bakımından uzmanlaşma ile de yakından ilgisi bulunmaktadır. Belirli bir işkolundaki uzmanlığı nedeniyle,vergi kaçırma yöntemleri konusunda yetenek kazanan inceleme elemanı,her yıl hangi işkollarının çalışma içeriğine alınacağını saptayan bir planlama ile daha yararlı olabilecektir.

Uygulamanın bilimsel ve objektif ölçülere göre plan içeriğine alınmasının,gerek tüm olanakların en iyi şekilde kullanımı ve gerekse çalışma sonuçlarının verimliliği bakımından büyük ölçüde etkili olacaktır.

4-Bildirimlerin Seçimi ve İncelenmesi

Vergi incelemesinin etkinliği bakımından son derece önemli bir etkendir. Eldeki olanakların en iyi şekilde değerlendirilmesi suretiyle,en verimli sonuca ulaşılabilmesi bakımından büyük değer taşımaktadır. Amaç,vergi kaybı önlenerek;bir taraftan kamu gelirlerinin yükselmesini sağlamak ,diğer taraftan da ekonomik ve sosyal yapı üzerindeki olumsuz etkilerin giderilmesi ile vergi adaletini sağlanmak olduğuna göre,bu amaca hizmet edecek şekilde olanakların kullanılmasının gereği ortadadır.

Ülkemizde,özellikle bildirim seçimi bakımından bilimsel teknikler yerine,inceleme elemanlarının kişisel yargılarından yararlanılmaktadır. Daha önce saptanamayan,alışılandan farklı durumlarla karşılaşılması halinde,verilecek kararlar bakımından uygulamaya elastikiyet kazandırmakta ise de;bu uygulamanın keyfiliğe de yol açtığı bir gerçektir. Gerçi,inceleme elemanları kişisel olarak değerlendirmelerini yaparlarken,bazı ölçülerden yararlanmaktadırlar,ancak;bu ölçülerin bütün bildirimler açısından aynı düzeyde göz önünde bulundurulmasının güçlüğü,keyfiliğin başlıca nedeni olmaktadır. Burada,ülkemizde faaliyet gösteren hemen tüm vergi incelemesi yapmaya yetkili kuruluşlarda,eldeki istatistiki bilgilere önem verilmemesi ve bilimsel tekniklerden yararlanılmamasının da payı büyüktür.

Uygulanan vergi inceleme tekniği bakımından daha iyimser olunabilir. Ancak incelemelerin birkaç kuruluş tarafından gerçekleştirilmesi,bazı olumsuz sonuçlara yol açabilmektedir. İşlerinin hemen tamamı vergi incelemesi olan hesap uzmanlarının belirli bir düzen içerisinde ve daha sonraki aşamalarda aranılan bilgileri içerecek şekilde çalışmalarını yürütmelerine karşılık,öteki inceleme elemanlarının çalışmaları bazen gereği kadar aydınlatıcı olmayabilmektedir.

5-İncelemenin Yaygınlığı ve Tekrarı

Ülkemizde yapılan incelemeler,artan iş hacmi karşısında sınırlı ölçüde kalmış bulunmaktadır. Oysa bildirime dayanan vergi uygulamasında,özellikle işletmelere ait olanların olanak ölçüsünde fazla sayıda incelemeye tabi tutulması gerekmektedir. Günümüz vergileme anlayışının bir sonucu olarak incelenmesi gereken bildirimlerin olasılıklara bağlı bırakılmamasının büyük önemi vardır. Bu anlamda alınabilecek etkili önlemlerden birisi de,vergi incelemelerinin gerek bölgesel bakımdan ve gerekse hizmet götüren elemanlar bakımından yaygınlaştırılmasıdır. Batı ülkelerinde,bölgesel vergi inceleme örgütleri ve serbest hesap uzmanları kuruluşu ile gerçekleştirilmeye çalışılan söz konusu yaygınlaşma ülkemiz açısından da son derece önemlidir. Ülkemizde defterdarlar,vergi dairesi müdürleri ve vergi kontrol memurları bölgesel bakımdan vergi inceleme görevini yüklenmişlerdir ancak;özellikle defterdarlar ile vergi dairesi müdürlerinin bu görevlerinin kağıt üzerinde kalması,vergi kontrol memurlarının da defterdarlıklara bağlı olması sonucu vergi daireleri ile anlaşmada güçlüklerle karşılaşmaları,etkinliklerini azaltmaktadır. Taşra inceleme elemanlarının bu görünümü;bölgesel inceleme örgütlenmesinin yenilenmesini zorunlu hale getirmektedir. Şeklin seçimi tercih sorunu olup,başarısı ülke koşullarına uygunluğuna bağlıdır. Örneğin;vergi dairelerine bağlı inceleme elemanlarından yararlanmak suretiyle küçük ve kısmen orta büyüklükteki kuruluşları bu elemanlara,büyük kuruluşların da merkez inceleme elemanlarına incelettirilmesi söz konusu olabilmektedir. Yapılacak böyle bir uygulamanın birçok bakımdan yararlı sonuçları ortaya çıkabilecektir. Her şeyden önce,aslında yorucu ve yıpratıcı bir çalışma olan vergi incelemelerinin sürekli yer değişimi nedeniyle daha da ağırlaşması önlenebilecektir. Sağlanan işbölümü yanında,mükelleflerle ve bulundukları işkolları ile sürekli ilişki kurmakta olanak içerisine girebilecektir. Bir taraftan etkinlik artarken,diğer taraftan vergi incelemelerinin sürekli yer değişimi nedeniyle daha da ağırlaşması önlenebilecektir. Sağlanan işbölümü yanında,mükelleflerle ve bulundukları işkolları ile sürekli ilişki kurmakta olanak içerisine girebilecektir. Bir taraftan etkinlik artarken,diğer taraftan yolluk vb. giderlerden bir ölçüde kısıntı yapılması söz konusu olabilecektir. Belki vergi dairesine bağlı inceleme elemanlarının mükelleflerle yakınlık kurmaları sorunu ile karşılaşılabilir,ancak;bu elemanların birkaç yılda bir yer değişimine tabi tutulmaları ve gerekirse gözetim altında bulundurulmaları,sorunun önemini azaltıcı olabilir.

Vergi incelemelerinin etkinliği bakımından incelemelerin yaygınlığı kadar,tekrarlanma sayısı da son derece önemlidir. Zamanaşımı süresi içinde her mükellefin hiç değilse birer kez incelemeye tabi tutulması amaç olup,yapılan % 3 – 5 oranındaki inceleme ile bunu gerçekleştirmek olanağı bulunmamaktadır.

6-Mükellefin Bilgisel yapısı ve İdareyle İşbirliği

Günümüz vergi uygulaması,idare ve mükelleflerin karşılıklı anlayış havası içerisinde birbirlerine yardımcı olmalarına gereksinme göstermektedir. Bu gereksinmenin istenilene uygun bir şekilde yerine getirilebilmesinde;mükelleflerin vergileme bakımından önem taşıyan konulardaki bilgisel yapısı ve vergi ödeme bilinci ile ilgili olarak eğitilmesinin büyük önemi bulunmaktadır. Mükellefin bilinçlenmesi,bir taraftan kendisinin karşılaşma olasılığı var olan güçlükleri önlerken ya da azaltırken,diğer taraftan daha sağlıklı bir vergi uygulama olanağı yaratması bakımından da idareyi rahatlatıcı olabilir. Vergilendirmeyi ilgilendiren işlemleri az çok düzenli olan,yerine göre gizli özelliklerini öğrenen hatta evini ve eşyalarını bile arayabilen inceleme elemanlarına anlayış gösteren,ona içtenlikle yardımcı olmaya çalışan mükelleflerin fazla sayıda olduğu bir ortam;vergi incelemelerinin etkinliğini de artırıcı olabilecek ve işlemlerin karşılıklı işbirliği havası içerisinde gerçekleşmesine olanak sağlayabilecektir. Ülkemizde görevlilerin mükellefleri vergi kaçakçısı olarak görmeleri,mükelleflerinde bu görüşü kanıtlar şekilde vergi kaybına yol açmaları süregelen bir durumdur. Başka bir deyişle mükellefler genellikle vergi idaresini bir umacı gibi,idarenin de onları canı yakılması gereken bir düşman gibi görmektedir. Oysa,devletin bir bakıma mükellefin ortağı olması nedeniyle,çıkarların ters değil,aynı doğrultuda olduğunun kabul olunarak taraflar arasındaki ilişkilerin düzeltilmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Bu sorunun ve mükelleflerin bilgisel yetmezliklerinin eğitimsel çabalarla giderilebilmesi ve idare elemanlarının aynı amaçla yetiştirilmeleri,büyük ölçüde mali idarenin sorumluluğuna girmektedir.

7-Vergi Mevzuatının Etkinliği

Vergi veriminin artışı bakımından etkili olan en önemli etkenlerden biriside;verginin kimlerden,ne miktarda ve ne şekilde alınacağı gibi esasları belirleyen vergi mevzuatının,gereksinmeleri tam olarak karşılaması ve uygulamasının da modern vergiciliğin gereklerine en uygun bir şekilde yürütülmesidir. Bir ülkenin vergi düzeni;teori ve sistem bakımından ne kadar tam ve koşullar ne kadar uygun olursa olsun,uygulama gereği gibi yürütülmediği takdirde istenilen verimin sağlanması çok güçtür. Başka bir deyişle,hükümlerin kanunlarda en iyi şekilde yer alması yeterli olmayıp,bu kanun hükümlerinin olaylara tam olarak uygulanması gerekmektedir.

İster mevzuat yapısı,isterse uygulanışı açısından bakılsın,her iki halde de ülkemizde birçok çıkmazlara rastlamak olanağı vardır. Bu durum;vergi kanunlarının gelişen yaşamla aynı hızda olmasa bile gereksinmeleri giderecek ölçüde değişirlik gösterememesi,bazı belirsizliklerin ve boşlukların varlığı veya bazen uygulayıcılarının kanun hükümleriyle istenilenleri anlayamamaları ya da yanlış anlamalarından doğabilmektedir. Ayrıca,mali mevzuatın karmaşıklığı nedeniyle yanlış yorumlara yol açması,ekonomik ve sosyal gerçeklere uymaması,muafiyet ve istisna hadlerinin iyi saptanamamış olması yanında enflasyonist baskı nedeniyle sembolik kalması,vergi cezalarının etkin olmaması,vergi kaçıranların saptanması ve yakalanması için kabul edilmiş delil sisteminin yetersizliği söz konusu olabilir. Vergi incelemesi sırasında,üzerinde durulması gereken hatalı ve hileli işlemleri artırıcı olması nedeniyle inceleme elemanlarının işlerini güçleştirici doğrultuda etkili olan bu sorunların olanak ölçüsünde giderilmesi,incelemenin etkinliği açısından son derece önemlidir.

8-Vergi Yargısının Etkinliği

Vergi mükellefleri,vergi incelemesi yapılırken görevli elemanlara yaptıkları açıklamalarla,anlaşmazlık çıkan konuların çoğunun çözümlenmesine olanak vermektedirler. İnceleme tamamlandıktan sonra anlaşma sağlanamayan konular ise,ya uzlaşarak veya ilgili yargı organlarına götürülerek çözümlenmeye çalışılmaktadır. Bu aşama,yapılan çalışmaların esas ürününün alınması bakımından önemli olup,sürat ve dikkatli zorunlu kılmaktadır. İyi yapılmış bir vergi incelemesi sonrası karşılaşılabilecek bir anlaşmazlığın süratli ve adaletli şekilde çözümlenmesi,yapılan çalışmaların amacına ulaşmasına olanak verecektir. Aksi takdirde ise:mükellef açısından yarattığı avantajlı durumlar sonucu,vergi kaçakçılığını özendiren ve dolayısıyla da özellikle vergi incelemesi bakımından idarenin işini artıran ve güçleştiren başlıca etken olacaktır.

9-Teknolojik Olanaklardan Yararlanma

Vergileme ile güdülen amaçlara ulaşılabilmesi bakımından günümüzde vergi incelemelerinin büyük bir önemi bulunmaktadır. Bu nedenle her mükellefin zamanaşımı süresi içerisinde hiç değilse bir kez incelemeye tabi tutulması ilke olarak benimsenmiştir. Ancak,bunu gerçekleştirmek pek kolay değildir. Çünkü,her şeyden önce olanakların koyduğu sınırlamalar vardır ve eldeki olanakların en iyi şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca,mükellef sayısındaki sürekli artış ve işlemlerin gün geçtikçe karmaşıklaşması,söz konusu güçlüğü daha da artırmaktadır. Gerek olanakların sınırlılığı,iş hacminin sürekli olarak artması,sayısal bakımdan daha fazla inceleme yapma ve bu incelemelerin etkin olmasını sağlama isteği ve gerekse verimli olabileceği düşüncesi gibi nedenler,günün teknolojik olanaklarının vergi inceleme sürecinin işe yarayabildiği aşamalarında kullanılmasında gereksinme göstermiştir. Nitekim,günümüzde bu amaçla bilgisayarlardan yararlanılmaktadır. Mükellef hesaplarının yeknesaklaştırılması,hizmetlerin kısmen de olsa merkezileştirilmesi,mükelleflerin süratle saptanması ve tanınmasına olanak veren bu uygulama;vergilendirmeyle ilgili tüm bilgilerin toplanmasında,saklanmasında ve gerektiğinde yararlanılmasına da olanak sağlamaktadır.

İncelenecek bildirimlerin seçiminde büyük ölçüde yararlanılan bilgisayar sistemi ayrıca;bildirimlerdeki matematiksel hataları saptamakta,vergiler için ödeme emri düzenleyebilmektedir. Derinlemesine bir vergi incelemesi yapmakla birlikte,bu sistemin vergi inceleme sürecinde kullanılması,inceleme oranının artışına yol açtığından mükellefler üzerinde psikolojik baskı yarattığı gibi,bildirimlerin çeşitli bakımlardan ayırım ve incelemesinin yapılabilmesi nedeniyle büyük zaman tasarrufuna olanak sağlayabilmektedir.

DENETİM BİRİMLERİNCE YAPILAN VERGİ İNCELEME SONUÇLARI

(1985-2000)

İNCELEME

( MİLYON TL )

DENETİM BİRİMİ

YILI

SAYISI

İNCELENEN MATRAH

BULUNAN MATRAH FARKI

TEFTİŞ KURULU BŞK.

1985

2.871

740

2.992

HESAP UZM.KUR.BŞK.

1985

3.120

153.914

116.203

GELİRLER KONTROLÖR.

1985

3.061

13.732

32.679

VERGİ KONT.MEMUR.

1985

57.629

131.246

142.471

T O P L A M

1 9 8 5

66.681

299.632

294.345

TEFTİŞ KURULU BŞK.

1986

1.560

6.963

10.016

HESAP UZM.KUR.BŞK.

1986

2.443

627.887

1.012.567

GELİRLER KONTROLÖR.

1986

5.219

276.501

245.558

VERGİ KONT.MEMUR.

1986

57.328

245.950

230.174

T O P L A M

1 9 8 6

66.550

1.157.301

1.498.315

TEFTİŞ KURULU BŞK.

1987

457

7.988

9.243

HESAP UZM.KUR.BŞK.

1987

3.224

2.250.982

293.179

GELİRLER KONTROLÖR.

1987

2.585

414.934

286.475

VERGİ KONT.MEMUR.

1987

73.998

275.716

175.491

T O P L A M

1 9 8 7

80.264

2.949.620

764.388

TEFTİŞ KURULU BŞK.

1988

560

6.962

20.489

HESAP UZM.KUR.BŞK.

1988

3.174

1.170.395

231.535

GELİRLER KONTROLÖR.

1988

5.136

1.380.457

369.218

VERGİ KONT.MEMUR.

1988

42.625

535.005

331.995

T O P L A M

1 9 8 8

51.495

3.092.819

953.237

TEFTİŞ KURULU BŞK.

1989

918

41.136

41.468

HESAP UZM.KUR.BŞK.

1989

3.589

1.575.654

865.895

GELİRLER KONTROLÖR.

1989

3.362

1.642.188

511.482

VERGİ KONT.MEMUR.

1989

39.356

1.027.533

514.598

T O P L A M

1 9 8 9

47.225

4.286.511

1.933.443

TEFTİŞ KURULU BŞK.

1990

2.104

36.069

181.166

HESAP UZM.KUR.BŞK.

1990

3.338

3.360.455

3.712.462

GELİRLER KONTROLÖR.

1990

3.047

4.821.772

1.585.087

VERGİ KONT.MEMUR.

1990

100.085

1.750.767

778.786

T O P L A M

1 9 9 0

108.574

9.969.063

6.257.501

TEFTİŞ KURULU BŞK.

1991

1.541

505.539

105.228

HESAP UZM.KUR.BŞK.

1991

2.945

5.575.167

4.325.156

GELİRLER KONTROLÖR.

1991

2.823

4.968.770

1.337.848

VERGİ KONT.MEMUR.

1991

71.494

2.705.332

1.107.387

T O P L A M

1 9 9 1

78.803

13.754.808

6.875.619

TEFTİŞ KURULU BŞK.

1992

998

2.805.234

7.057.375

HESAP UZM.KUR.BŞK.

1992

3.492

7.238.042

2.089.120

GELİRLER KONTROLÖR.

1992

3.670

5.343.566

2.578.730

VERGİ KONT.MEMUR.

1992

51.218

6.793.758

1.492.555

T O P L A M

1 9 9 2

59.378

22.180.600

13.217.780

TEFTİŞ KURULU BŞK.

1993

697

515.596



913.992

HESAP UZM.KUR.BŞK.

1993

3.296

17.070.311

2.130.781

GELİRLER KONTROLÖR.

1993

4.291

5.286.895

5.549.230

VERGİ KONT.MEMUR.

1993

60.670

13.024.213

4.312.855

T O P L A M

1 9 9 3

68.954

35.897.015

12.906.858

TEFTİŞ KURULU BŞK.

1994

671

5.865

229.904

HESAP UZM.KUR.BŞK.

1994

3091

33.208.881

44.047.032

GELİRLER KONTROLÖR.

1994

3.034

52.162.742

79.767.967

VERGİ DENETMENİ.

1994

41.260

34.768.429

11.710.446

T O P L A M

1 9 9 4

48.056

120.145.917

135.755.349

TEFTİŞ KURULU BŞK.

1995

336

24.567

710.710

HESAP UZM.KUR.BŞK.

1995

4604

77.176.423

12.576.063

GELİRLER KONTROLÖR.

1995

3.507

32.961.781

38.731.355

VERGİ DENETMENİ.

1995

47.649

59.664.532

19.149.031

T O P L A M

1 9 9 5

56.096

169.827.303

71.167.159

TEFTİŞ KURULU BŞK.

1996

948

652.734

9.847.846

HESAP UZM.KUR.BŞK.

1996

4398

227.116.344

31.886.128

GELİRLER KONTROLÖR.

1996

2.784

32.961.288

23.281.975

VERGİ DENETMENİ.

1996

46.406

114.531.746

34.708.580

T O P L A M

1 9 9 6

54.536

375.262.112

99.724.529

TEFTİŞ KURULU BŞK.

1997

574

4.379.562

123.532.495

HESAP UZM.KUR.BŞK.

1997

2.592

419.154.162

38.422.235

GELİRLER KONTROLÖR.

1997

1.776

31.628.062

32.518.029

VERGİ DENETMENİ.

1997

58.256

268.726.316

90.426.793

T O P L A M

1 9 9 7

63.198

723.888.102

284.899.552

TEFTİŞ KURULU BŞK.

1998

437

20.945.829

92.549.075

HESAP UZM.KUR.BŞK.

1998

4.174

714.904.254

184.860.388

GELİRLER KONTROLÖR.

1998

2.502

135.198.268

142.230.580

VERGİ DENETMENİ.

1998

61.635

892.381.537

264.580.795

T O P L A M

1 9 9 8

68.748

1.763.429.888

684.220.838

TEFTİŞ KURULU BŞK.

1999

266

949.882

1.253.548

HESAP UZM.KUR.BŞK.

1999

2.372

271.577.739

512.999.650

GELİRLER KONTROLÖR.

1999

1.665

149.139.740

200.551.329

VERGİ DENETMENİ.

1999

47.428

867.110.509

328.992.640

T O P L A M

1 9 9 9

51.731

1.288.777.870

1.043.797.167

TEFTİŞ KURULU BŞK.

2000

272

43.616.463

59.070.136

HESAP UZM.KUR.BŞK.

2000

3.103

1.223.427.564

959.008.208

GELİRLER KONTROLÖR.

2000

1.650

658.274.904

430.970.298

VERGİ DENETMENİ.

2000

55.310

1.695.702.732

538.050.372

T O P L A M

2 0 0 0

60.335

3.621.021.663

1.987.099.014

VERGİ KANUNLARI UYGULAMASI İLE İLGİLİ OLARAK

TÜRKİYE GENELİNDE YAPTIRILAN

YAYGIN VE YOĞUN VERGİ DENETİMİ SONUÇLARI

(1985 – 2000)

YILLAR

DENETİME KATILAN PERSONEL SAYISI

DENETLENEN MÜKELLEF SAYISI

KESİLEN USULSÜZLÜK CEZASI TUTARI (MİLYON TL.)

1985

12.174

4.038.400

3.091

1986

11.593

4.293.364

10.607

1987

13.110

4.087.437

10.296

1988

16.396

5.315.475

15.098

1989

17.446

4.382.291

28.674

1990

16.756

5.866.550

87.057

1991

15.054

5.351.730

75.505

1992

15.313

5.966.359

117.302

1993

10.757

5.599.709

246.224

1994

5.894

4.254.838

801.311

1995

4.776

4.127.233

1.540.240

1996

4.937

4.647.853

2.748.224

1997

4.608

3.898.920

3.516.235

1998

4.148

4.460.098

7.367.988

1999

4.107

4.731.624

10.964.412

2000

3.590

5.430.971

19.771.849

TOPLAM :

160.659

76.452.852

47.304.113

VERGİ DENETİMİ VE VERGİ DENETİMİNDE ETKİNLİK SORUNU

Vergi Denetim Sorunu

Bilindiği gibi çağdaş vergi sistemleri beyan esasına dayanmaktadır. Bir ülkede uygulanan maliye/vergi politikasının olumlu sonuç vermesi,beyanların doğruluğuna ve vergilerin eksiksiz olarak zamanında ödenmesine bağlıdır. Sistemde ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu sağlayan idari fonksiyon “vergi denetimidir.”

Ülkenin ekonomik ve sosyal yapısına uygun yasalar yürürlükte bulunsa ve gelir idaresinin işleyişi mükemmel olsa bile vergi denetiminin yapılmaması ya da olması gereken nitelik ve etkinlikte yapılamaması sistemin zaman içinde bozulması ve doğru işlememesine neden olur. Denetim,oluşturulan sistemin işlemesini güvence altına alarak bozulmasını önlediği gibi maliye politikalarının başarısını da artırır. Bu nedenle vergi denetimi,beyan esasına dayanan çağdaş vergi sistemlerinin “olmazsa olmaz” diye nitelendirilen tamamlayıcı bir unsuru;teftiş,soruşturma ve idari denetim değil icrai bir görevdir.

Vergi denetimi,vergiye tabi faaliyetle ilgili işlemlerin tamamlanması ve elde edilen gelirin ilgilisince beyan edilmesinden sonra devletin yetkili organlarınca ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak,tespit etmek ve sağlamak üzere yapılır. Bu denetimin mükelleflerin vergisel işlemleri ve bu işlemlerle ilgili defter ve belgeler üzerinde yapılan incelemelerle hata,hile ve noksanlıkların ortaya çıkarılması ve düzeltilmesini sağlamaya yönelik araştırma işlevinin yanında hata ve hilelerin oluşmasını önleyici işlevi de söz konusudur. Bu işlevleri sağlayan denetimin temel amacı,kişilere yasalara uygun hareket etmeye yöneltmektir. Mükelleflerin bir gün denetlenebileceklerini düşünmeleri,yasalara uygun davranma eğilimlerini artırır. Zira,vergi denetimi yasalara aykırı davranışla vergisini doğru ve zamanında ödemeyenler için ciddi bir risk oluşturur. Doğru beyanı sağlayan kriter,bu riskin büyüklüğüdür. Denetim geçirme riski ne kadar fazla olursa,mükelleflerin gelirlerini doğru beyan etme eğilimleri o kadar yüksek olur. Araştırmalar,vergi inceleme olasılığındaki artışın beyan edilen gelirin doğruluk derecesini artırdığını göstermektedir.

Etkin Bir Vergi Denetimi İçin Alınması Gereken Önlemler

Vergi denetimi yasalara uymayanlar için bir risk oluşturursa vergi kayıp ve kaçağını asgariye indirmek ve kayıtdışılığı azaltmak mümkün olabilir. Bu sonuç vergi denetiminde etkinliğin sağlanmasıyla elde edilir. Ülkemizde etkin bir vergi denetiminin gerçekleştirilebilmesi için aşağıdaki önlemler alınabilir.

- Vergisel olayları tek tek tespit etmeye yönelik çok eleman ve zaman gerektiren yöntemlerin yerine daha hızlı ve etkin sorgulayabilen bir vergi güvenlik müessesesi ihdas edilmelidir. Bu amaçla,Kıta Avrupa’sı ülkelerinde uygulandığı şekilde fiskal amacı olmayan,geniş istisna ve muafiyetler içeren düşük oranlı bir “genel servet vergisi” konulmalı veya ülkemizde bir süre uygulanan ve vergi incelemelerinde olumlu sonuçlar alınmasına imkan veren “servet beyanı” esası yeniden devreye sokulmalıdır. Eğer politik ve ekonomik şartlar bu müesseselerden herhangi birinin ihdası açısından uygun bulunmazsa asgari olarak vergi teori ve pratiğinde “özel kıyaslama yöntemi” olarak adlandırılan düzenlemenin eksikliklerinin giderilerek sistemin işlerliği sağlanmalıdır.

- Türk vergi sisteminde mal hareketinin denetimine önem verilmiştir. Bu anlayış belge düzeninin yerleştirilmesi açısından olumlu sonuç vermiştir. Ancak mal hareketlerini izlemek zaman ve eleman yetersizliği sorununu ortaya çıkarmaktadır. Ülkemizde globalleşmenin etkisiyle hizmet sektörü de gelişmektedir. Her ekonomik faaliyet parasal değere dönüştüğü için nakit akımını kontrol etmek/izlemekle vergiyi doğuran olayı belirlemek mümkün olmaktadır. Bu nedenle ekonomik işleyişin izlenmesi kayıtdışılığın önlenerek vergi sisteminin olumlu sonuç vermesi için nakit hareketlerini kamunun denetleyebileceği genel bir düzenleme yapılmalı,banka ve diğer finansal kesimdeki nakit hareketleri şeffaflaştırılarak belli büyüklüğün üzerindeki tüm parasal işlemlerin banka sistemi aracılığı ile yapılması sağlanmalıdır.

- Vergisel yükümlülüklerin yerine getirilmesi ve denetimde etkinliğin sağlanması açısından vergi suç ve cezalarının yasalarla çok iyi tanımlanması,yorum gerektirmeyecek belirlilikte olması ve vergi kaçırmanın topluma karşı işlenmiş diğer suçlar gibi ele alınıp ödünsüz uygulanması gerçekleştirilmedir. İdare,uygulanan vergi cezalarının sık çıkarılan vergi af yasaları kapsamına alınmasını önlemek suretiyle kararlılığını da göstermelidir. Vergi cezaları,vergi kaçırmanın maliyetidir. Ödünsüz ve etkin uygulanan vergi cezaları,mükellefleri doğru beyana yöneltmektedir.

- Denetim elemanlarının vergi incelemeleri için gerekli bilgiye ulaşmaları kolaylaştırılmalıdır. Bankalar,noterler,gümrük ve tapu idareleri gibi çeşitli bilgi kaynaklarından toplanan bilgilerin işlendiği ve kullanıma hazır tutulduğu bir veri tabanı incelemelere önemli katkı sağlayacaktır. Etkin hizmet verebilmesi amacıyla oluşturulacak veri tabanı anlamlı ve güvenilir verileri devamlı suretle bünyesinde bulundurmalıdır. Vergi daireleri de vergi incelemesi yapacak denetim elemanlarının isteyeceği tüm bilgileri verebilecek bir yapıya kavuşturulmalıdır. Bilgisayar ortamında bilgi alışverişinde bulunabilme ve ihtiyaç duyduğu bilgiye ulaşabilme imkanı inceleme elemanlarının verimliliğini artıracaktır.

- Vergi denetim birimlerinin görev,yetki ve sorumluluk alanları belirlenerek eşgüdüm sağlanmalıdır. Vergi denetiminde etkinliği sağlamış ülkelerde mükelleflerin hangi birim ve elemanlarca inceleneceği belirlenmektedir. Batı örneğinde olduğu gibi faaliyet konuları ve büyüklüklerine göre işletmeler sınıflandırılarak birimlerin görev alanları belirlenmelidir. Görev,yetki ve sorumlulukları belirsiz birimlerin etkin olabilmeleri mümkün değildir. Ayrıca her denetim birimi kendi içinde işin niteliğine göre uzmanlaşmaya gitmelidir. Ekonomideki tüm faaliyetleri kavrayacak şekilde işkolları itibariyle uzmanlaşmaya gidilmesi,denetlemeye konu faaliyet alanı tüm boyutlarıyla öğrenileceği için zaman kaybı önlenerek daha fazla işletmenin sağlıklı incelenmesi gerçekleştirilebilir.

- Ekonomik gelişmeye paralel olarak denetlenmesi geren firma sayısı artmış,işletmeler büyümüş ve firmalar işlemlerini bilgisayar teknolojisi yardımıyla yürütmeye başlamışlardır. İdare ve vergi denetim birimleri özel kesimdeki bu gelişme ve dinamizmi yakalayamamıştır. Bilgisayar desteği olmaksızın işletme denetiminin yapılaması olanaksız hale geldiği halde denetim birimleri bilgisayar donanımına kavuşturulamamıştır. Denetim birimleri vergi incelemelerinde de bu çağdaş teknolojiden yararlanmalı,firmaların işlem ve kayıtlarını bu teknoloji yardımıyla sorgulayabilmelidir.

- Özenle seçilen ve lisansüstü eğitime eş düzeyde bir programla mesleki konularda yetiştirilen merkezi vergi denetim elemanları,devlet memuru olarak kalmak zorunda olmayan ve başka çalışma seçenekleri bulunan kişilerdir. Kamu yönetimi ile ekonominin önde gelen kurum ve kuruluşları için kaynak oluşturmakta;bilgi düzeyleri,nitelikleri ve moral değerleri itibariyle özel kesimce çok iyi imkanlarla talep edilmektedirler. Bu elemanlardan kamunun yeterince yararlanabilmesi ve erozyonun önlenebilmesi için özlük haklarının düzeltilmesi,turne dönemlerindeki gündelik ve gider karşılıklarının gerçekçi biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Vergi denetim elemanlarına ödenen ücret,nitelikli üniversite mezunlarını Maliye Bakanlığında çalışmayı özendirici şekilde düzenlenmelidir. Emeklilik rejimi emekli oluncaya kadar çalışmayı değil kamudan ayrılmayı zorlayıcı bir yapıdadır. Kanun vergi incelemesinin işyerinde yapılmasını öngörmektedir. Uygulamalar,işyerinde yapılan incelemelerin verimli ve etkin olduğunu göstermektedir. Adana,Bursa,İzmit,İzmir,Ankara ve İstanbul gibi metropollerde işyerleri genelde kent merkezleri dışındadır. Denetim elemanı için bu illerde işyerine gidip gelmek ve işyerinde inceleme yapmak ulaşım sorunu nedeniyle güçlük arz etmekte kendi vasıtalarıyla ulaşımın sağlanması kişilere ek masraf yüklemektedir. Bu soruna batı ülkelerinde olduğu gibi harcırah kanunu çerçevesinde bir çözüm bulunmalıdır.

Paylas:
  • Facebook
  • Live
  • Google Bookmarks
  • Technorati
  • Digg
  • del.icio.us
  • YahooMyWeb

Yazıya ait etiketler:

Yorum Göndermek İçin Giriş Yapmalısınız....